Skip to content Skip to footer
blank7 Mayıs 2026
blank2026-43
blank
blank

Yeni Vergi Kanunu Teklifi İle Yapılması Öngörülen Düzenlemeler

5 Mayıs 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan Bu bağlantıdan ulaşılabilecek olan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile önemli vergi düzenlemeleri öngörülmektedir.

Yapılması öngörülen düzenlemeler aşağıda özetlenmekle birlikte, öngörülen düzenlemelerin bir kısmanın komisyon görüşmeleri ve genel kurul aşamalarında değişikliğe uğrama olasılığının bulunduğunu hatırlatmak isteriz.

1) İhracattan Elde Edilen Kazançlara İlişkin Kurumlar Vergisi Oranının Düşürülmesine Yönelik Düzenleme Yapılması Öngörülmektedir

Kurumlar Vergisi Kanununun (KVK) 32. Maddesi uyarınca münhasır bazı kurumlar ( bankalar, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri vb.) için kurumlar vergisi oranı %30, bunlar dışındaki kurumlar için ise kurumlar vergisi oranı %25’dir.  Öte yandan KVK’nun 32/7 maddesinde ihracattan elde edilen kazançlara kurumlar vergisi oranının 5 puan indirimli (%25-%20) olarak uygulanacağına ilişkin düzenleme yer almaktadır.

Kanun Teklifinin 8. Maddesiyle;

  1. İmal ettikleri malları doğrudan ihraç eden imalatçı kurumların, münhasıran imal ettikleri malların ihracatından elde ettikleri kazançları için kurumlar vergisi oranının %9,
    b. İmalatçısı olmadıkları mallarının ihracatını yapan kurumların ihracattan elde ettikleri kazançları için %14,

olarak indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanmasına ilişkin düzenleme yapılmaktadır.

Aracılı ihracat sözleşmesine dayanarak imalatçı ihracatçı veya tedarikçi kurumların, dış ticaret sermaye şirketleri veya sektörel dış ticaret şirketleri üzerinden gerçekleştirdikleri ihracat faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar için de bu indirimli oranların geçerli olması öngörülmektedir.

Söz konusu düzenleme, 1.1.2027 tarihinden itibaren başlayacak normal ve özel hesap dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yürürlüğe girecektir.

Ancak komisyon görüşmeleri sırasında verilen bir önerge ile, yukarıdaki düzenlemeden vazgeçilerek, düzenleme;  Sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyeti yapan kurumların münhasıran üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlar ve zirai faaliyetle iştigal eden kurumlar için kurumlar vergisi oranının %12,5 olarak uygulanması yönündeki bir şekle evrilmiş bulunmaktadır. Bu da henüz kesin değildir, bu düzenleme hakkında Meclis genel kurul görüşmeleri sırasında da bazı değişiklikler olabileceğini öngörmekteyiz.

2) “Varlık Barışı” Düzenlemesi Öngörülmektedir

Teklifin 10. maddesiyle “Varlık Barışı” olarak bilinen düzenlemenin getirilmesi ve bu kapsamda KVK’ya geçici 19. maddenin eklenmesi öngörülmektedir. Yapılan bu düzenlemeyle; gerçek ve tüzel kişilerce sahip olunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin Türkiye’ye getirilmesi amaçlanmaktadır.

Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter ve kayıtlarında yer almayan aynı tür varlıklarını da maddede yer alan şartlarla bildirime konu etmelerine imkân sağlanmaktadır.

Varlık Barışı’ndan yararlanmak için 31.07.2027 tarihine kadar bildirimde bulunulması ve bildirim tarihinden itibaren 2 ay içinde Türkiye’ye getirilmesi gerekmektedir. Yurt içindeki varlıkların ise bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılması şartı aranmaktadır.

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edilecektir ve aynı sürede ödeyeceklerdir.

Bildirilen varlıkların yatırılacağının taahhüt edildiği yatırım araçlarının vadelerine ve bildirim sürelerine göre bu düzenlemeden yararlananlar farklı oranlarda vergilendirilmesi öngörülmektedir.

Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin maddede yer alan şartların sağlanması halinde hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Bu madde uyarınca vergi tarhiyatı yapılmaması diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirlerin uygulanmayacağı anlamına gelmemektedir.

Bu düzenleme, Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

3) Transit Ticaretten Elde Edilen Kazançlar Kurumlar Vergisi Matrahından İndirilebilmesine Yönelik Düzenleme

KVK’nun “Diğer İndirimler” başlıklı 10/1-i maddesinin ilk paragrafında; 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi (İFM) Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyet kapsamında yurt dışından satın alınan malları Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satmalarından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık etmelerinden sağladıkları kazancın %50’sinin kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilebileceğine ilişkin düzenleme yer almaktadır.

Kanun Teklifinin 7. maddesiyle mevcut bu hüküm değiştirilerek, şu an için İFM’de faaliyette bulunan kurumlar için geçerli olan transit ticarete ilişkin kazanç indiriminin kapsamının genişletilmesi öngörülmektedir. Yapılması öngörülen düzenlemenin tam metni şöyledir:

“i) Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların %95’i (7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanır.).” 

Böylelikle; İFM’nde katılımcı belgesi alarak faaliyette bulunan kurumların transit ticaretten elde ettikleri kazançlara ilişkin indirim oranı %50’den %100’e çıkarılır iken, İFM dışında faaliyette bulunan kurumlara da %95 oranında kazanç indirimi imkânı sağlanmaktadır.

4) Nitelikli Hizmet Merkezlerinin Yurt Dışından Elde Ettikleri Kazançlarını Kurumlar Vergisi Matrahından İndirilebilmesi Öngörülmektedir

Teklif’in 6 ve 7. Maddeleriyle; Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na bir ek madde eklenmek suretiyle Türkiye’de “Nitelikli Hizmet Merkezi” (NHM) olarak faaliyette bulunan kurumlar yönünden KVK’nun “Diğer İndirimler” başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasına eklenecek (j) bendi uyarınca; NHM olarak faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilebilmesi öngörülmektedir.

NHM; en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren, ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna yönelik hizmet sunmak ve maddede belirtilen faaliyetleri yapmak üzere kurulan, yıllık hasılatlarının en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde eden sermaye şirketleri olarak tanımlanmaktadır.

7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumlar bakımından indirim oranı %100 olarak uygulanacaktır.

Bu indirim; kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, NHM’nin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren 20 hesap dönemi boyunca uygulanması öngörülmektedir.

Bu düzenlemeler; 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

5) Nitelikli Hizmet Merkezlerinde Çalışanlar İçin Ücret İstisnası Öngörülmektedir

Kanun Teklifinin 5. maddesiyle ücretlerde istisnaların yer aldığı GVK’nın 23. maddesine eklemesi öngörülen 20. bent uyarınca; Nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katını (tüm çalışanların yararlandığı asgari ücret istisnası ile birlikte 4 katını) aşmayan kısmının gelir vergisinden istisna edilmesi öngörülmektedir.

Katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri açısından ise bu istisna brüt asgari ücretin 5 katı (tüm çalışanların yararlandığı asgari ücret istisnası ile birlikte 6 katı) olarak uygulanacaktır.

Ayrıca, GVK’nın 23. maddesi kapsamındaki ücretler ile ilgili kağıtlar damga vergisinden istisna olduğundan, bu düzenleme uyarınca damga vergisi istisnası da uygulanacaktır.

Bu düzenleme, Kanunun yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

6) Hizmet Erbabına Pay Senedi Verilmesi Şeklindeki Ücret İstisnasın Kapsamı Genişletilmektedir

Gelir Vergisi Kanununun (GVK) 17. Maddesi uyarınca; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterlere göre teknogirişim şirketi niteliğini haiz işverenlerce hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin, verildiği tarihteki rayiç değerinin o yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna olarak dikkate alınmaktadır.

Kanun Teklifinin 3. maddesiyle istisnaya konu edilebilecek üst sınır tutarının (bir yıllık brüt ücret tutarı) yükseltilerek, “bir yıllık brüt ücret tutarının iki katı”na çıkarılması öngörülmektedir.

Öte yandan mevcut düzenleme uyarınca; Söz konusu pay senetlerinin hizmet erbabı tarafından 1-12 yıl içerisinde elden çıkarılması durumunda, daha önce alınmayan gelir vergisinin işverenden vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edilmesi gerekmektedir. Buna göre hizmet erbabı tarafından iktisap edilen pay senetlerinin; 1) İktisap tarihinden itibaren 3 tam yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı, 2) 4 ila 6 yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75’i, 3) 7 ila 12 yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %25’i vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edilmektedir.

Kanun Teklifi ile bu sürelerin de kısaltılması öngörülmektedir. Buna göre; Hizmet erbabı tarafından bu şekilde iktisap edilen pay senetlerinin; 1) İktisap tarihinden itibaren 2 tam yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı, 2) 3 ila 4 yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75’i, 3) 5 ila 6 yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %25’i vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edilmesi öngörülmektedir.

7) İstanbul Finans Merkezinde Yurt Dışı Tecrübesi Olan Personel İçin Uygulanan Ücret İstisnası Genişletilmektedir

7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nun 6/2 maddesi uyarınca; Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların İFM’nde istihdam ettikleri ve İFM’de çalışmaya başlamadan önceki son üç yılda Türkiye’de çalışmamış olan personelin ücretlerinden 1) Yurt dışında en az 5 yıllık mesleki tecrübeye sahip kişilerde %60’ı, 2) Yurt dışında en az on yıllık mesleki tecrübeye sahip kişilerde ise %80’i gelir vergisinden istisnadır.

Kanun Teklifinin 12. maddesiyle, mevcut düzenlemedeki “Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların” ibaresinin “Katılımcıların” şeklinde değiştirilmesi öngörülmektedir. Bu değişiklikle, İFM’ndeki finansal kurumlara sağlanan, yurt dışı tecrübesi olan personelin çalıştırılması halinde uygulanan gelir vergisi istisnası tüm katılımcıları kapsayacak şekilde genişletilmektedir.

Ayrıca maddeye  eklenmesi öngörülen düzenleme uyarınca; Nitelikli hizmet merkezlerinin bu istisnadan yararlanan personeline, Gelir Vergisi Kanunu’nun 23/1-20’nci maddesindeki istisna uygulanmayacaktır. (Bakınız sirkülerimizin 5. Bölümü)

Bu düzenleme Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

8) Türkiye’ye Yerleşenler için Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç Ve İratlar İçin Vergi İstisnası Öngörülmektedir

Kanun Teklifinin 4. maddesiyle GVK’na “Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası” başlıklı mükerrer 20/D maddesinin eklenmesi öngörülmektedir. Düzenleme uyarınca; Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna olacaktır. 

Bu gerçek kişilerin bu madde kapsamına girmeden önce, Türkiye’de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmeyeceği yönünde de düzenleme yapılmaktadır.

Bu kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmeyecektir, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir.

İstisna kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmayacaktır.

Bu istisna kapsamındaki kazanç ve iratlar nedeniyle yabancı memleketlerde ödenen vergiler Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemeyecektir.

Bu düzenleme, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

9) Türkiye’ye Yerleşenler İçin Veraset Yoluyla Mal İntikalinde Veraset Ve İntikal Vergisi Oranının Yüzde 1 Olarak Uygulanması Öngörülmektedir  

Veraset Ve İntikal Vergisi Kanunu’nun “Nispetler” başlıklı 16. maddesinde veraset veya ivazsız şekilde gerçekleşen intikallerin vergilendirilmesinde uygulanan artan oranlı tarife yer almaktadır. Veraset yoluyla intikallere ilişkin vergi oranları %1 ile %10 arasında değişen 5 basamaklı bir tarifedir.

Kanun Teklifinin 2. maddesiyle maddeye eklenen yeni bir fıkra ile; yukarıdaki 8. Bölümde yer almakta olan GVK mük. 20/D maddesindeki gelir vergisi istisnasından yararlananlar için, 20 yıllık süre dâhilinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranının %1 olarak uygulanması öngörülmektedir.

Bu düzenlemenin, Kanunun yayım tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmektedir.

10) Bazı İndirimlerin Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisinin Hesaplamasına Esas Olan Kurum Kazancından Düşülmesi Öngörülmektedir

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Yurt içi asgari kurumlar vergisi” başlıklı 32/C-2 maddesinde yurt içi asgari kurumlar vergisi (YİAKV) hesaplanırken kurum kazancından düşülecek istisna ve indirimler yer almaktadır. Kanun Teklifinin 9. Maddesiyle kurum kazancından düşülebilen aşağıdaki istisna ve indirimlerin de YİAKV’nin hesaplamasına esas olan kurum kazancından düşülmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır.

  1. 7412 sayılı Kanun’un yukarıda yer verilen 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan kazanç indirimi.

7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nun “Vergi ve diğer mali yükümlülüklere ilişkin istisna ve indirimler” başlıklı 6/1- (a) ve geçici 1. maddesi uyarınca; Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşlar tarafından İFM’de gerçekleştirilen finansal hizmet ihracatı niteliğindeki faaliyetler kapsamında 2022-2031 yıllarında elde edilen kazançların 100’ü kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirilebilmektedir. Ayrıca, bu Kanun Teklifinin 13. maddesiyle 2031 yılının 2047 yılına uzatılması da öngörülmektedir

  1. Teklifin 7. maddesiyle değiştirilmesi öngörülen KVK’nun 10/1- (i) maddesinde yer alan transit ticarete ilişkin kazanç indirimi (Bakınız, bölüm 3)
  2. Teklifin 7. maddesiyle getirilmesi öngörülen KVK’nun 10/1- (j) maddesinin yer alan nitelikli hizmet merkezlerinin yurt dışı kazançlarına ilişkin indirimi (Bakınız, bölüm 4),

Bu düzenlemeler; 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

11) Vergi Borcu Tecillerinde Sürelerin ve Teminatsız Tecil Tutarlarının Artırılması Öngörülmektedir

6183 sayılı Kanun’un “Tecil” başlıklı 48. maddesinde; amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağının 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil edilebileceğine ve alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçların toplamı 50.000 TL’yi (bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmayacağına ilişkin düzenleme yer almaktadır.

Kanun Teklifinin 1. Maddesi uyarınca; Yapılacak tecillerde azami taksit süresinin 36 aydan 72 aya çıkarılması ve teminatsız tecil tutarının da 50.000 TL’den 1.000.000 TL’ye çıkarılması öngörülmektedir.

Bu hüküm, Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

12) Finansal Faaliyet Harçlarına İlişkin Muafiyet Süresinin Uzatılması Öngörülmektedir

7412 sayılı İFM Kanunu’nun geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında; katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların İFM’de bulunan merkez ve şubelerinden, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken finansal faaliyet harçlarının, 7412 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden (28.06.2022) itibaren 5 yıl süreyle alınmayacağına ilişkin düzenleme bulunmaktadır.

Kanun Teklifinin 13. maddesiyle, 5 yıllık muafiyet süresinin 20 yıla çıkarılması öngörülmektedir. 

Bu hüküm, Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

Abonelerimizin dikkatine sunarız.

Bu Sirkülerimize ilişkin görüş, öneri ve sorularınızı info@narcon.com.tr‘ye iletebilirsiniz.

Saygılarımızla.

NARCON YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

www.narcon.com.tr

7.5.2026