Skip to content Skip to footer
blank5 Haziran 2026
blank2026-56
blank
blank

7582 Sayılı Kanunla Yapılan Vergi Düzenlemeleri

Hatırlanacağı üzere bu bağlantıdan ulaşılabilecek olan 2026/43 sayılı vergi sirkülerimizde 5 Mayıs 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan Bu bağlantıdan ulaşılabilecek olan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile önemli vergi düzenlemeleri öngörülmekte olduğu siz kıymetli abonelerimizin dikkatine sunulmuş bulunmaktaydı.

Sözü geçen kanun teklif bazı değişiklikleri içerecek şekilde bu bağlantıdan ulaşılabilecek olan 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun olarak yasalaşmış ve 4.6.2026 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmıştır.

1) Sınai ve Zirai Üretim Faaliyetlerinden Elde Edilen Kazançlara İlişkin Kurumlar Vergisi Oranı 2027 Yılından İtibaren Yüzde 12,5’a Düşürülmektedir

Kurumlar Vergisi Kanununun (KVK) 32. Maddesi uyarınca münhasır bazı kurumlar ( bankalar, elektronik ödeme ve para kuruluşları, yetkili döviz müesseseleri, varlık yönetim şirketleri vb.) için kurumlar vergisi oranı %30, bunlar dışındaki kurumlar için ise kurumlar vergisi oranı %25’dir.  Öte yandan KVK’nun 32/7 maddesinde ihracattan elde edilen kazançlara kurumlar vergisi oranının 5 puan indirimli (%25-%20) olarak uygulanacağına ilişkin düzenleme yer almaktadır.

7528 sayılı Kanuna ilişkin ilk teklifi metninde,  Kurumlar Vergisi oranının;

  1. İmal ettikleri malları doğrudan ihraç eden imalatçı kurumların, münhasıran imal ettikleri malların ihracatından elde ettikleri kazançları için kurumlar vergisi oranının %9,
    b. İmalatçısı olmadıkları mallarının ihracatını yapan kurumların ihracattan elde ettikleri kazançları için %14,

olarak uygulanmasına ilişkin düzenleme yapılması öngörülmekte idi.

Ancak komisyon görüşmeleri sırasında verilen bir önerge ile, yukarıdaki düzenlemeden vazgeçilerek, düzenleme;  Sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyeti yapan kurumların münhasıran üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlar ve zirai faaliyetle iştigal eden kurumlar için kurumlar vergisi oranının %12,5 olarak uygulanması yönündeki bir şekle evrilmiş ve bu şekilde yasalaşmış bulunmaktadır.

Buna göre; Kurumlar vergisi oranı, sanayi sicil belgesini haiz ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlarına %12,5 olarak uygulanacaktır.

Ayrıca bu düzenleme kapsamında %12,5 indirimli orandan faydalanılan üretim kazançları için ihracat kazançları için geçerli olan 5 puanlık indirim ayrıca uygulanmayacaktır. Diğer bir anlatımla üretimden ihracat kazançları için %12,5, al-sat ihracat kazançları için kurumlar vergisi oranı %20 olarak uygulanacaktır.

Bu düzenleme, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara, özel hesap dönemine tabi olan kurumların ise 2027 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına uygulanmak üzere yayımı (4.6.2026) tarihinde yürürlüğe girmektedir.

Söz konusu değişiklik 1.1.2027 tarihinden itibaren başlayacak normal ve özel hesap dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yürürlüğe girecek olmakla birlikte değişikliğin yürürlük tarihinin Kanunun yayımı (4.6.2026) tarihi olarak belirtilmiş olması nedeniyle, 4 Haziran 2026 tarihinden itibaren 2026 yılında elde edilecek üretim kazançları için 1 puanlık kurumlar vergisi indiriminin uygulanmasının, mümkün olamayacağını düşünmekteyiz. 2026 yılı için 1 puan indirimli kurumlar vergisi uygulanabilmesi için ya yürürlük maddesinde değişiklik yapılması ya da KVK’ya geçici bir madde eklenmesi gerekebilecektir.

2) “Varlık Barışı” Düzenlemesi Getirilmektedir

2.1. Genel Çerçeve

Bu Kanun ile önceki yıllarda da zaman zaman uygulanan ve “Varlık Barışı” olarak bilinen düzenleme tekrar getirilmektedir. Bu kapsamda KVK’ya geçici 19. madde eklenmektedir.

Yapılan bu düzenlemeyle; gerçek ve tüzel kişilerce yurt dışında sahip olunan para, döviz, altın, hisse senedi, tahvil ve diğer menkul kıymetlerin Türkiye’ye getirmeleri amaçlanmaktadır.

Öte yandan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter ve kayıtlarında yer almayan aynı tür varlıklarını da maddede yer alan şartlarla bildirime konu etmelerine imkân sağlanmaktadır.

Varlık Barışı’ndan yararlanmak için 31.07.2027 tarihine kadar bildirimde bulunulması ve bildirim tarihinden itibaren 2 ay içinde Türkiye’ye getirilmesi gerekmektedir. Yurt içindeki varlıkların ise bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılması şartı aranmaktadır.

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak tahsil ettikleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edeceklerdir ve aynı sürede ödeyeceklerdir. Öte yandan, bildirilen varlıkların yatırılacağının taahhüt edildiği yatırım araçlarının vadelerine ve bildirim sürelerine göre bu düzenlemeden yararlananlar farklı (% 0 -5) oranlarda vergilendirilmesi öngörülmektedir.

Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin maddede yer alan şartların sağlanması halinde hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Bu madde uyarınca vergi tarhiyatı yapılmaması diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirlerin uygulanmayacağı anlamına gelmeyecektir

2.2. Kapsama Giren Varlıklar

Gerçek veya tüzel kişilerce, “Varlık Barışı” kapsamında bildirimde bulunulabilecek yurt dışında ve yurt içinde bulunan varlıklar aşağıdakiler ile sınırlıdır. (İzleyen bölümlerde kısaca “yurt dışı varlıklar” veya “yurt içi varlıklar” olarak anılacaktır)

  • Para,
  • Altın,
  • Döviz,
  • Menkul kıymetler,
  • Diğer sermaye piyasası araçları

2.3. Yurt Dışı Varlıkların Bildirim / Yurda Getirileme Süresi, Yeri ve Yöntemi

Yukarıda sözü geçen yurt dışındaki varlıklar 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilecektir.

Bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda adlarına açılan hesaplara transfer edilmesi veya yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin bu hesaplara yatırılması gerekmektedir. Fiziki olarak yurt dışından getirilen varlıkların yurda getirildiği, Gümrük İdaresine yapılacak beyana ilişkin belgeler ile tevsik olunacaktır.

2.4. Yurt İçi Varlıkların Bildirim Süresi, Yeri ve Yöntemi

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklar, 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilir. Bildirilen varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılmak suretiyle tevsik edilmesi zorunludur.

2.5. Bildirilen Varlıkların Yasal Kayıtlara Alınması ve İşletmeden Çekilmesi

Bildirilen yurt dışı ve yurt içi varlıklar 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilecektir.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte özel bir fon hesabı açacaklardır. Bu fon hesabı bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemeyecektir ve sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacaktır. Bu fon işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmeyecektir.

Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca göstereceklerdir.

Bu varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacaktır ve bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecektir.

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar, bildirimde bulundukları varlıklarını ikinci fıkrada yer alan sürede Türkiye’ye getirmeleri, yurt içindeki varlıklarını bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri durumlarında başka bir şart aranmaksızın varlık barışı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

2.6. Bildirilen Varlıklara İlişkin Ödenecek Vergiler

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak bildirim sahibinden, varlıkların değeri üzerinden %5 oranında peşin olarak vergi tahsil edeceklerdir ve bu vergiyi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla bir beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edecekler ve ödeyeceklerdir.

Yüzde 5 vergi oranı, bildirilen varlıkların belirli yatırım araçlarında belirli sürelerde tutulacağının bildirim sahibi tarafından taahhüt edilmesi halinde indirimli ya da sıfır olarak uygulanacaktır. Bu durum aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Bildirilen Varlığın vadeli hesaplarda, 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında aşağıdaki süreler boyunca tutulacağının taahhüt edilmesi 31.12.2026 tarihine kadar yapılacak bildirimlerde uygulanacak vergi oranı (%) 01.01.2027 – 31.07.2027 tarihleri arasında yapılacak bildirimlerde uygulanacak vergi oranı (%) 31/7/2027 tarihinin yetki ile uzatılması halinde, bu tarihten sonra yapılacak bildirimlerde uygulanacak vergi oranı (%)
En az 5 yıl 0 0,5 1
En az 4 yıl 1 1,5 2
En az 3 yıl 2 2,5 3
En az 2 yıl 3 3,5 4
En az 1 yıl 4 4,5 5

Verilecek taahhütnamelerden damga vergisi alınmayacaktır.

Ödenen vergi, hiçbir suretle gider yazılamayacaktır ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecektir.

2.7. Bildirilen Varlıkların Elden Çıkarılmasından Oluşan Zararlar

Bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir.

2.8. Bildirilen Varlıklara İlişkin Vergi İncelemesi / Tarhiyatı Yapılamayacağı ve Diğer Matrah Farklarından Mahsubu

Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmaz. Şu kadar ki, diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmez.

Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmaz. Bulunan matrah farkının, bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılır.

Vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda bildirime konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bildirilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılacaktır.

2.9. Düzenlemedeki Koşullara Uyulmamasının Yaptırımları

Düzenleme uyarınca;

  • Bildirilen yurt dışı varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmemesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi,
  • Ya da yurt içi varlıkların bildirildiği halde süresinde banka ya da aracı kurumlara yatırılmaması,
  • Bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi,
  • Verilen taahhütlere uyulmaması,

ve diğer şartların yerine getirilmemesi hallerinde; Yukarıda 2.9. bölümde açıklanan vergi incelemesi bağışıklığından yararlanılamayacağı yanında zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte tahsil olunacaktır.

Vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra yapılacak bildirim dolayısıyla söz konusu inceleme veya takdir komisyonu kararları sonucunda yapılacak tarhiyatlar için de vergi incelemesi bağışıklığından yararlanılamayacaktır.

Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsiline engel teşkil etmeyecektir. Tahsil edilmiş olan vergiler ise red ve iade edilmeyecektir.

2.10. Diğer Hususlar ve Yürürlük

  • Bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin düzeltme yapılamayacaktır.
  • Cumhurbaşkanı 31/7/2027 tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında altı ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatmaya yetkilidir.
  • Hazine ve Maliye Bakanlığı, varlıkların Türkiye’ye getirilmesi ve bildirimi ile işletmeye dâhil edilmelerine ilişkin hususları, bildirim ve beyana esas şekli ile maddenin uygulanmasında kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.
  • Bu düzenleme, Kanun’un yayım (4.6.2026) tarihinde yürürlüğe girmektedir.

3) Transit Ticaretten ya da Transit Ticarete Aracılıktan Elde Edilen Kazançların Kurumlar Vergisi Matrahından İndirilebilmesine Yönelik Düzenleme Yapılmıştır

Bu Kanunla yapılan değişiklikten önce, KVK’nun “Diğer İndirimler” başlıklı 10/1-i maddesinin ilk paragrafında; 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi (İFM) Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyet kapsamında yurt dışından satın alınan malları Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satmalarından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık etmelerinden sağladıkları kazancın %50’sinin kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilebileceğine ilişkin düzenleme yer almakta idi.

Bu Kanun ile mevcut düzenleme değiştirilerek, şu an için İFM’de faaliyette bulunan kurumlar için geçerli olan transit ticarete ilişkin kazanç indiriminin kapsamı genişletilmektedir. Yapılan düzenleme uyarınca; Herhangi bir ayrım söz konusu olmaksızın tüm kurumlar vergisi mükelleflerinin; Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden (transit ticaret veya transit ticarete aracılıktan) sağlanan kazançların %95’i beyanname üzerinde kurum kazancından indirilebilecektir. İndirim oranı;

  • 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanların ile,
  • 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumlar bakımından

%100 olarak uygulanacaktır.

Bu indirimden yararlanılabilmesi için;

  • Kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması,
  • Aracılık faaliyetine ilişkin malların satıcısı ve alıcısının Türkiye’de olmaması

şarttır.

Böylelikle; İFM’nde katılımcı belgesi alarak faaliyette bulunan kurumların transit ticaretten elde ettikleri kazançlara ilişkin indirim oranı %50’den %100’e çıkarılır iken, İFM dışında faaliyette bulunan kurumlara da %95 ve %100 oranında kazanç indirimi imkânı sağlanmaktadır.

Bu düzenleme; 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde (4.6.2026) yürürlüğe girmektedir.

4) Nitelikli Hizmet Merkezlerinin Yurt Dışından Elde Ettikleri Kazançlarını Kurumlar Vergisi Matrahından İndirilebilmesine İmkan Sağlanmaktadır

Bu Kanun ile; Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na bir ek madde eklenmek suretiyle Türkiye’de “Nitelikli Hizmet Merkezi” (NHM) olarak faaliyette bulunan kurumlar yönünden KVK’nun “Diğer İndirimler” başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (j) bendi uyarınca; NHM olarak faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i kurumlar vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilebilecektir. İndirim oranı;

  • 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumlar bakımından, ve
  • 4737 sayılı Kanun kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden, bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar için,

%100 olarak uygulanacaktır.

Bu Kanun ile 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununa eklenen ek 1. maddesindeki düzenleme uyarınca NHM; en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren, ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna yönelik hizmet sunmak ve maddede belirtilen faaliyetleri yapmak üzere kurulan, yıllık hasılatlarının en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde eden sermaye şirketleri olarak tanımlanmaktadır.

Bu merkezler; Finansal danışmanlık, stratejik yönetim danışmanlığı, risk yönetimi, nakit ve likidite yönetimi, fonlama ve borçlanma işlemleri, yatırım ve sermaye yapısı planlaması, bütçeleme, finansal raporlama ve analiz, uluslararası muhasebe ve uyum, denetim, dijital dönüşüm ve teknoloji danışmanlığı, yatırım ve veri analizi, hukuk danışmanlığı (yurt içi faaliyetlere veya Türk hukukuna yönelik hukuk danışmanlığı, sadece 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında hizmet verebilecek avukat veya avukat ortaklığından alınmak suretiyle), tanıtım, marka yönetimi, insan kaynakları ve eğitim hizmetleri ile bu hizmetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmetini, satış, satış sonrası destek, teknik destek, araştırma ve geliştirme, dış tedarik, yeni geliştirilen ürünlerin test edilmesi, laboratuvar hizmetleri gibi faaliyetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmetini sunan şirketlerdir.

Bu indirim; kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, NHM’nin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren 20 hesap dönemi boyunca uygulanacaktır.

Bu düzenlemeler; 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde (4.6.2026) yürürlüğe girmektedir.

5) Nitelikli Hizmet Merkezlerinde Çalışanlar İçin Ücret İstisnası Getirilmektedir

Bu Kanun ile, ücretlerde istisnaların yer aldığı GVK’nın 23. maddesine eklenen 20. bent uyarınca; Nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin 3 katını aşmayan kısmının gelir vergisinden istisna edilmektedir. Bu istisna;

  • 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan endüstri bölgelerinden bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunanlar için, ve
  • Katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri için,

brüt asgari ücretin 5 katı olarak uygulanacaktır.

NHM tarafından sunulan (yukarıdaki 4. bölümde belirtilmiş olan) hizmetleri doğrudan ifa eden ve destek personeli dışında kalan çalışanlar nitelikli hizmet personelidir.

Ayrıca, GVK’nın 23. maddesi kapsamındaki ücretler ile ilgili kağıtlar damga vergisinden istisna olduğundan, bu düzenleme uyarınca damga vergisi istisnası da uygulanacaktır.

Bu düzenleme, Kanunun yayımı tarihinde (4.6.2026) yürürlüğe girmiştir.

6) Hizmet Erbabına Pay Senedi Verilmesi Şeklindeki Ücret İstisnasının Kapsamı Genişletilmektedir

Gelir Vergisi Kanununun (GVK) 17. Maddesi uyarınca; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterlere göre teknogirişim şirketi niteliğini haiz işverenlerce hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin, verildiği tarihteki rayiç değerinin o yıldaki bir yıllık brüt ücret tutarını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna olarak dikkate alınmaktadır.

Bu Kanun ile maddede yapılan değişiklik ile; istisnaya konu edilebilecek üst sınırı bir yıllık brüt ücret tutarının iki katına çıkarılmaktadır.

Öte yandan mevcut düzenleme uyarınca; Söz konusu pay senetlerinin hizmet erbabı tarafından 1-12 yıl içerisinde elden çıkarılması durumunda, daha önce alınmayan gelir vergisinin işverenden vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edilmesi gerekmektedir. Buna göre hizmet erbabı tarafından iktisap edilen pay senetlerinin; 1) İktisap tarihinden itibaren 3 tam yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı, 2) 4 ila 6 yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75’i, 3) 7 ila 12 yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %25’i vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edilmektedir.

Bu Kanun ile maddede yapılan değişiklik ile; bu süreler de kısaltılmaktadır. Buna göre; Hizmet erbabı tarafından bu şekilde iktisap edilen pay senetlerinin; 1) İktisap tarihinden itibaren 2 tam yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %100’ü, 2) 3 ila 4 yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75’i, 3) 5 ila 6 yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %25’i vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte işverenden tahsil edilecektir.

Bu düzenleme, Kanunun yayım tarihinde (4.6.2026) yürürlüğe girmektedir.

7) İstanbul Finans Merkezinde Yurt Dışı Tecrübesi Olan Personel İçin Uygulanan Ücret İstisnası Genişletilmektedir

7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nun 6/2 maddesi uyarınca; Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların İFM’nde istihdam ettikleri ve İFM’de çalışmaya başlamadan önceki son üç yılda Türkiye’de çalışmamış olan personelin ücretlerinden 1) Yurt dışında en az 5 yıllık mesleki tecrübeye sahip kişilerde %60’ı, 2) Yurt dışında en az on yıllık mesleki tecrübeye sahip kişilerde ise %80’i gelir vergisinden istisnadır.

Bu Kanun ile, mevcut düzenlemedeki “Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların” ibaresi “Katılımcıların” şeklinde değiştirilmektedir. Bu değişiklikle, İFM’ndeki münhasıran finansal kurumlara sağlanmış olan, yurt dışı tecrübesi olan personelin çalıştırılması halinde uygulanan gelir vergisi istisnası tüm katılımcıları kapsayacak şekilde genişletilmektedir.

Ayrıca maddeye eklenen düzenleme uyarınca; İFM bünyesinde faaliyet gösterecek olan nitelikli hizmet merkezlerinin bu istisnadan yararlanan personeline, Gelir Vergisi Kanunu’nun 23/1-20’nci maddesindeki istisna ayrıca uygulanmayacaktır. (Bakınız sirkülerimizin 5. Bölümü)

Bu düzenleme Kanun’un yayım tarihinde (4.6.2026) yürürlüğe girmektedir.

8) Türkiye’ye Yerleşenler için Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlar İçin Vergi İstisnası Getirilmektedir

Bu Kanun ile GVK’ya “Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası” başlıklı mükerrer 20/D maddesi eklenmektedir.

Düzenleme uyarınca; Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden müstesna olacaktır. 

Bu gerçek kişilerin bu madde kapsamına girmeden önce, Türkiye’de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmeyeceği yönünde de düzenleme yapılmaktadır.

Bu kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmeyecektir, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir.

İstisna kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmayacaktır.

Bu istisna kapsamındaki kazanç ve iratlar nedeniyle yabancı memleketlerde ödenen vergiler Türkiye’de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemeyecektir.

Bu düzenleme, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde (4.6.2026) yürürlüğe girmiştir.

9) Türkiye’ye Yerleşenler İçin Veraset Yoluyla Mal İntikalinde Veraset Ve İntikal Vergisi Oranının Yüzde 1 Olarak Uygulanması Sağlanmaktadır  

Veraset Ve İntikal Vergisi Kanunu’nun “Nispetler” başlıklı 16. maddesinde veraset veya ivazsız şekilde gerçekleşen intikallerin vergilendirilmesinde uygulanan artan oranlı tarife yer almaktadır. Veraset yoluyla intikallere ilişkin vergi oranları %1 ile %10 arasında değişen 5 basamaklı bir tarifedir.

Bu Kanun ile 16. maddeye eklenen yeni bir fıkra ile; yukarıdaki 8. bölümde yer almakta olan GVK mük. 20/D maddesindeki gelir vergisi istisnasından yararlananlar için, 20 yıllık süre dâhilinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranı %1 olarak uygulanacaktır.

Bu düzenleme, Kanunun yayım tarihinde (4.6.2026) yürürlüğe girmektedir.

10) Bazı İndirimlerin Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisinin Hesaplamasına Esas Olan Kurum Kazancından Düşülebilmesine Yönelik Düzenleme Yapılmaktadır

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Yurt içi asgari kurumlar vergisi” başlıklı 32/C-2 maddesinde yurt içi asgari kurumlar vergisi (YİAKV) hesaplanırken kurum kazancından düşülecek istisna ve indirimler yer almaktadır. Bu Kanun ile; kurum kazancından düşülebilen aşağıdaki istisna ve indirimlerin de YİAKV’nin hesaplamasına esas olan kurum kazancından düşülmesine yönelik düzenleme yapılmaktadır. Buna göre Yurt içi asgari kurumlar vergisi hesaplanırken kurum kazancından aşağıdaki istisna ve indirimler de düşülebilecektir;

  1. 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nun 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan kazanç indirimi;

7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu’nun “Vergi ve diğer mali yükümlülüklere ilişkin istisna ve indirimler” başlıklı 6/1- (a) ve geçici 1. maddesi uyarınca; Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşlar tarafından İFM’de gerçekleştirilen finansal hizmet ihracatı niteliğindeki faaliyetler kapsamında 2022-2031 yıllarında elde edilen kazançların 100’ü kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirilebilmektedir. Ayrıca, bu Kanun ile 2031 yılının 2047 yılına uzatılmaktadır.

  1. KVK’nun 10/1- (i) maddesinde yer alan ve sirkülerimizin 3. bölümünde açıklanan transit ticarete ilişkin kazanç indirimi,
  2. KVK’nun 10/1- (j) maddesinin yer alan ve sirkülerimizin 4. bölümünde açıklanan nitelikli hizmet merkezlerinin yurt dışı kazançlarına ilişkin indirimi.

Bu düzenlemeler; 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak ve 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlar için 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemine) ait kurum kazançları için geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

11) Vergi Borcu Tecillerinde Sürelerin ve Teminatsız Tecil Tutarları Artırılmaktadır

6183 sayılı Kanun’un “Tecil” başlıklı 48. maddesinde; amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak şartıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağının 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil edilebileceğine ve alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçların toplamı 50.000 TL’yi (bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmayacağına ilişkin düzenleme yer almaktadır.

Bu Kanunla. Yapılacak tecillerde;

  • Azami taksit süresi 36 aydan 72 aya
  • Teminatsız tecil tutarı da 50.000 TL’den 1.000.000 TL’ye

çıkarılmıştır.

Bu hüküm, Kanun’un yayım tarihinde (4.6.2026) yürürlüğe girmektedir.

12) Teknogirişim Rozetine Sahip Ar-Ge Şirketlerinin Gerçekleştireceği Şarta Bağlı Sermaye Artırımları İçin Kolaylık Getirilmektedir.

Bu Kanunla, 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine eklenen 15 No’lu fıkra ile; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen teknogirişim rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak yapacakları şarta bağlı sermaye artırımlarında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmaktadır.

Bu kapsamda yer alan şirketlerin şarta bağlı sermaye artırımlarının usul ve esasları Ticaret Bakanlığının görüşü üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecektir.

13) Kuluçka Girişimcilerinden Dijital Şirket Tanımına Uygun Olarak Kurulanlara Üç Yıl Süreyle TOBB Ücret ve Aidat Ödemelerinden Muaflık Getirilmektedir

Bu Kanunla, 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine eklenen 16 No’lu fıkra ile; 4691 sayılı Kanun kapsamında kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanmış girişimciler tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek dijital şirket tanımına uygun olarak kurulan ve işletilen şirketler, kuruluş tarihi itibarıyla üç yıla kadar, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 24 üncü maddesinde tanımlı ücret ve aidat ödemelerinden muaf olacakları hükme bağlanmaktadır.

14) Finansal Faaliyet Harçlarına İlişkin Muafiyet Süresinin Uzatılmaktadır

7412 sayılı İFM Kanunu’nun geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında; katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların İFM’de bulunan merkez ve şubelerinden, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken finansal faaliyet harçlarının, 7412 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden (28.06.2022) itibaren 5 yıl süreyle alınmayacağına ilişkin düzenleme bulunmaktadır.

Bu Kanun ile, 5 yıllık muafiyet süresi 20 yıla çıkarılmaktadır. Buna göre, muafiyet süresi 28.06.2042 tarihine kadar uzatılmış olmaktadır.

Bu hüküm, Kanun’un yayım tarihinde yürürlüğe (4.6.2026) girmektedir.

15) Tebliğ Taslakları

Bu sirkülerimizin konusu olan 7582 sayılı Kanunda yapılan düzenlemelere ilişkin olarak Gelir İdaresi Başkanlığı internet sitesinde bazı Tebliğ taslakları da yayınlanmış bulunmaktadır. Bu tebliğ taslaklarına aşağıdaki bağlantılar yoluyla ulaşılması, incelenmesi ve Maliye’ye görüş bildirilmesi mümkündür.

  • 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğ Taslağına ulaşmak için tıklayınız.
  • 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğ Taslağı Hakkında Görüş ve Öneri Tablosu için tıklayınız.

 

  • Nitelikli Hizmet Merkezlerinde İstihdam Edilen Nitelikli Hizmet Personelinin Ücretlerinde Gelir Vergisi İstisnası Uygulanmasına İlişkin 334 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğ Taslağına ulaşmak için tıklayınız.
  • Görüş ve Öneri Formu için tıklayınız.

 

  • Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri no: 326)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair 335 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğ Taslağına ulaşmak için tıklayınız.
  • Görüş ve Öneri Formu için tıklayınız.

 

  • 26 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğ Taslağına ulaşmak için tıklayınız.
  • 26 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğ Taslağı Karşılaştırma Cetveli için tıklayınız.
  • 26 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğ Taslağı Hakkında Görüş ve Öneri Tablosu için tıklayınız.

 

  • Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ Taslağına ulaşmak için tıklayınız.
  • Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1) Taslağı Hakkında Görüş ve Öneri Tablosu için tıklayınız.

Abonelerimizin dikkatine sunarız.

Bu Sirkülerimize ilişkin görüş, öneri ve sorularınızı info@narcon.com.tr‘ye iletebilirsiniz.

Saygılarımızla.

NARCON YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

www.narcon.com.tr

5.6.2026